Ey çalışan, vazgeçilmezindir İş Hukuku !

is_hukuki

Günümüz iş hayatının temel hukuk alanı olan ve sanırım önümüzdeki yıllar boyunca da popülaritesini devam ettirecek bir hukuk dalı olan İŞ HUKUKU hakkında kişisel fikirlerimi ve tecrübelerimi aktarmak için bu yazıyı kaleme aldım. Öncelikle her  uyuşmazlık kendine has olduğu için ayrıntılı Hukuk Mevzuatı, Yargıtay İçtihat bilgisine girmeden basit ve güncel paylaşımlarla kendimi ifade etmek, okuyuculara yardımcı olmak isterim, zira İş Hukuku ayrıntılı ve önemli bir hukuk dalıdır ve bu ayrıntılar hukukçuların çözüm alanıdır.

İş hukuku alanında çalışan ya da işveren olsun atlanılmaması gereken temel husus yasal sürelerdir. Hukuk sürelere tabi ise İş Hukuku sürelere aşıktır 🙂

Mesela yapacağınız herhangi bir işten ayrılma bildirimi ihbar süresine tabi olup bu durum işteki çalışma süresine göre değişir. Detaylı bilgi yazılı ve görsel kaynaklarda bol miktarda mevcuttur.

İstifa halinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi

İşi 6 Aydan Az Sürmüş İşçi İçin : 2 Hafta

İşi 6 Aydan 1,5 Yıla Kadar Sürmüş İşçi İçin : 4 Hafta

İşi 1,5 Yıldan 3 Yıla Kadar Sürmüş İşçi İçin : 6 Hafta

İşi 3 Yıldan Fazla Sürmüş İşçi İçin : 8 Hafta olarak belirlenmiştir.

Bunlara uymayan taraf ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür.

İş Mahkemelerinde sözlü yargılama usulü geçerli olsa bile işçi ya da işveren anlamında ileride yargısal sürece konu olması muhtemel uyuşmazlıklarda davamız yönünden elimizin kuvvetli olması adına delillerimizin mümkün ise yazılı olması, işyerimizde karşılaştığımız sorunların bile yazılı aktarımı ve bu yazılı aktarımların ya da tutanakların vb. kayıt altında tutulması hususu önemdir.İleride yargı önüne konu olabilecek iş hukuku uyuşmazlıklarımızda  yazılı delilin yanında başvurulacak temel delilimiz tanık beyanlarıdır.Bu sebeple İş Mahkemeleri önünde açılacak davalarımızda tanıklarımızın beyanlarının gerçekliği ve çelişkiden uzaklığı önemlidir.Tanıklarımızı seçerken tutarlılık ve gerçeklik ve elbette olayla ilgi hususlarında hassas davranıp buna uygun tanık seçilmesi gerekliliğini dikkatinize sunarım.

İş Mahkemelerinin yoğunluğu dikkate alındığında davacı veya davalı taraf olsun yargılama sürecinin en az 6 ay süreceği gerçeğinin kabul edilmesi ve ona göre beklenti içerisine girilmesi gerektiğini belirtmek isterim.

“Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç ulaşır.’” (MIREBAU)

Moral bozmak yok 🙂

İş Mahkemelerinde görülecek davalarda toplumuzda oluşan genel kanaatin ‘nasılsa işçi lehine karar çıkacaktır mantığının çok da doğru olmadığını düşünüyorum. Bir oranlama yapılsa elbette çıkan kararların işçi lehine olduğu bir gerçektir, bu durumun temel sebebi ise işverenlerin düzenli belge tutma, özlük dosyası hazırlama ve İş Kanununa hükümlerine uygun davranmamalarıdır. Kurumsal yapılanmaya sahip şirketlerin bile işçi özlük dosyası anlamında çok eksik olduğu ülkemizde bu durum İş Mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda işçi lehine sonuçların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Fakat her dava kendine has şartlara sahiptir ve elbette delillerle desteklenmemiş her olgu yargılama sürecinde olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilecektir. 😦

İş Hukuk anlamında bireylerin haklarının farkına varması ve günümüz teknoloji dünyasında bilgiye erişmenin kolaylığı sayesinde araştırma yapmak hususunda imkanların geçmişe nazaran çok iyi durumda olması özellikle çalışan insanlar için bir kazançtır. Bu anlamında bireylere naçizane tavsiyem kulaktan dolma bilgilerden ziyade avukatlarla fikir alış verişinde olmaları, kendi araştırmaları sonucu elde ettikleri bilgileri mutlaka avukatlarına danışmalarıdır. Maddi durumu olmayan vatandaşların bulunduğu şehirlerdeki Baroların Adli Yardım birimleri sayesinde gerekli avukat yardımından ücretsiz olarak faydalanabilecekleri veyahut görüştükleri avukatları vasıtasıyla kişiyi en az masrafa sokacak bir çözümün bulunabileceği bilmeleri hususlarını da ayrıca belirtmek isterim. Mahkeme önünde açılacak davalarda yargılama giderinin peşin alındığı ve iş davalarının bilirkişi incelemesine tabi bir alan olduğu içinde ona göre gerekli tedarikin sağlanması hususu bilinmelidir.

Yine işçilerin karşılaştıkları temel sorunların başında işe alırken insanlara boş kağıda imzalatılan ve sonradan üstü doldurulan haksız beyanlardır. Bu hususta elbette boş kağıtlara imzadan imtina edilmelidir fakat buna rağmen işi kaybetmek tehditi altında atılan bu imzaların olay örgüsü içinde haksızlığının ispatlanabildiğinin bilinmesini isterim. Düşünün ki hak etmiş olduğu kıdem tazminatı 15.000,00TL olan bir işçiye elinden yazı alınması suretiyle 5.000,00TL ödeme yapılıyor. İleride mahkeme önünde açılabilecek davanızda pekala nakit para ihtiyacınız ve işten çıkarılmanız dolayısıyla ekonomik mecburiyetten imza attığınız savunması ileri sürülebilir’ fakat tekrar belirtmek isterim ki her olay kendine hastır, sadece sizlere daha önce karşılaştığım bir olaydan basit bir örnek vermek istedim.

“Adaletin kılıcı ile vuran kol, ne kadar zayıf olursa olsun, gene kuvvetlidir.” ( JOHN WEBSTER)

İş Hukuku gibi hepimizin ya da çevremizdekilerin karşılaştıkları sorunları kapsayan bir hukuk dalı hakkında pratik bilgi anlamında aktarmak istediklerim bunlar.Birey olarak haklarımızın farkına varalım ve böylece toplumda farkındalık yaratabilelim.

“Silahlı adalet, en kötü adaletsizliğe bedeldir.” (ALAIN)

Çınar Hukuk Bürosu

Av. Egemen ÇINAR

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s