Yöneticinin Her Kontrolü İhtiyaçtan Mıdır ?

11069640_10153234333048623_7958827975516701390_n

 

Yöneticilere biçilen görev, hem kontrolü elinde tutmaları hem de ekibini performansa odaklamaları ise;

Bu görevi gerçekleştirebilmeleri için her çalışanı işi aynı şekilde yapmaya zorlamaları mı gerekir ? Yoksa, çalışanların özgünlüklerinden faydalanarak da bu görev yerine getirilebilir mi?

Kontrol ve özgünlük… Yan yana geldiklerinde çelişkili gibi dursa da birlikte var olmaları mümkün. Sadece kontrolü, yöneticinin nasıl algıladığının içini doğru doldurmamız gerekiyor.

Öncelikle, kontrolün şirketlerde neden var olduğunu işaret eden temel noktaları sıralayalım:

  • Denetimsiz yetki değer kaybettirebilir.
  • Uyulması gereken şirket ve sektör standartları vardır.
  • Kurallar, amaca uygun ve verimlilik sağlıyorsa faydalıdır, uyulması gerekir.

Bu temel noktalar, her bir şirket için başka farklı kontrol noktaları yaratabilir, süreçlere entegre edilebilir.

Fakat bu noktaların dışında; kimi yöneticilerin, kontrolü, farklı sebeplerden ötürü devreye sokma ihtiyacı hissettiklerini görüyoruz. Yani bazıları için kontrol, kimi düşüncelerinin sonucunda ortaya çıkıyor :

“Bir işin bir tek iyi yolu vardır ve bu yüzden kusursuz çalışan yaratılmalıdır.”

Başarının sırrını; herkesin bir işi aynı yoldan, yöneticinin gösterdiği/öğrettiği gibi yapmasında açıklarlar. Sonuç değil yöntem odaklıdır. Çalışanın uyguladığı yöntemin doğruluğunu ise kontrol ederek görebilir. İyi niyetli gibi durur ancak çalışanın; hatadan korkma, bağımlı hale gelme, özgünlüğü yitirme gibi sonuçlar doğurabilir.

“Herkesin anlayabileceği, seçme şansı olmayan seçenekler, kontrol noktaları tanımlamalı ki hata yapılmasın.”

Herkesin anlayabileceği bir dil geliştirmek ve süreç adımlarını tanımlamak kulağa hoş geliyor fakat bu düşünce, içten içe, çalışanlarının yetenekleri ve kapasitelerini sorguluyor. Genelde algılarda “basit iş” olarak nitelendirilen işlerde bu söylem gelişiveriyor. Yönetici, çalışana yöntem/seçenek seçme hakkı tanımamaktan ve her şeyi basitçe anlatmaktan başka çaresi olmadığını düşünüyorsa, ekibinin o işi yapacak yeteneğe ve yeterliliğe sahip olmadığını da düşünüyordur. Burada kontrolü devreye sokarak düzgün iş yapılacağını umar.

“Çalışan güveni kendisi kazanır, güven kazanana kadar kontrol edilmelidir.”

Yöneticinin sürekli çalışanların her yaptığı işi tek tek kontrol etme ihtiyacı hissetmemesinin altında güvensizlik duygusu yatıyor.  Yönetici, çalışanlara güvenmediğinde her bir süreç adımı için kontrolü devreye sokuyor. Bir insan sizi hayal kırıklığına uğratabilir ya da birine sonradan güvenebilirsiniz. Fakat yöneticilik için güvensizliği dillendirmek kritik bir konu. Güvenin duyulmadığı bir çalışma ortamında yetkilendirmeden, motivasyondan, korkusuz çalışmadan bahsetmek zor olacaktır.

Özgünlük konusuna gelince… Ulaşılmak istenen sonucu doğru planlar ve bunu çalışanlarla paylaşırsanız, yöntemi değiştirerek de başarılı bir performans sağlayabilirsiniz. Yani; temel kontrol noktalarının doğru yönetildiği bir ortamda, çalışanların özgün iş yapış şekilleriyle istediğiniz sonuca ulaşabilir, hatta daha da başarılı olabilirsiniz. Zaten bir şeyin tek bir yolunun olduğunu savunmak girişimciliğin ruhuna aykırı değil midir?

 

Görsel: Tobbe Malm

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s